"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filistin, Suriye, İran Hip-Hop Kültürü [Ortadoğu Bölüm 1]

Filistin

Filistin hip hop’unun 1998’de Tamer Nafar’ın DAM grubu ile başladığı kabul ediliyor. DAM grubundaki Filistinli gençler, Arap melodilerini ve hip hop ritimlerini harmanlayan yeni Filistin müzikal alt türünün ilk adımını attılar. Filistin Rap’inde Genellikle Arapça, İbranice, İngilizce ve bazen Fransızca kullanılıyor. 1998’den beri, Filistin, İsrail, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’daki Diaspora sanatçılarıyla beraber Filistin sahnesi oldukça büyüdü.

İlk olarak 1970’lerde New York’ta ortaya çıkan geleneksel rap müzik anlayışına sadık kalan genç Filistinli müzisyenler, yaşadıkları sosyal ve politik iklimle ilgili kendi şikâyetlerini ifade etmek için müziği kullanmaya başladılar. Filistin hip hop sahnesi, stereotiplere meydan okumak ve İsrail-Filistin çatışması hakkında diyaloğu teşvik etmek için çaba sarf ediyor. Filistinli hip hop sanatçıları, Tarihsel olarak Amerikalı rapçilerin mesajlarından güçlü bir şekilde etkilenmiştir. Tamar Nafar, “Tupac’ın” It’s a White Man’s World “şarkısını söylediğini duyduğumda hip hop’u ciddiye almaya karar verdim” diyor. Amerikan hip hop etkilerinin yanı sıra, Arapça “spoken word” olarak kabul edebileceğimiz “zajal, mawwal ve saj” gibi Filistin ve Arap müzik kimlikleriyle beraber Arap müziğinin davul ve lirik karakterini de içermektedir.

Tarihsel olarak müzik, Filistin toplumundaki çeşitli sosyal ve dini ritüellere ve törenlere tamamlayıcı bir işlev görmüştür (Al-Taee 47). Klasik Filistin müziğinde kullanılan Orta Doğu ve Arap yaylı enstrümanlarının çoğu, yerelleştirme sürecinin parçası olarak hem İsrail hem de Filistin hip-hop’unda bir Sample kaynağı olarak yerini almıştır. İsrail Hip-hop’unda İbranice’nin ritimli yapısı ön plana çıktığı gibi, Filistin müziği de daima Arapçanın ritmik yapısı ve yumuşak melodik tonu etrafında şekillenmiştir. “Müzik olarak konuşursak, Filistin şarkıları genellikle karmaşık vokal oyunları ve güçlü ritim vuruşlarıyla monofonik olarak icra edilen saf yapılara sahiptir”.  Klasik Filistin müziğinde Darbukanın varlığı, Hip-hop’un temel unsurları olan vokal, lirik ve enstrümantal perküsyona yardımcı olan kültürel estetiğin büyük bir parçası olarak kullanılmaktadır. Filistin hip hop’u, “Filistin Direnişini destekleyen devrimci, yeraltı, Arap müziği ve siyasi şarkılarla şekillenmiş müzik geleneğinin” yeni eklemi olarak kabul görür. Bu alt tür, Filistin meselesini müzik yoluyla siyasallaştırmanın bir kolu olarak çalışır.

Temalar

Pek çok Filistinli hip hop sanatçısı, işgal altındaki topraklar, İsrail’de veya sürgünde yaşayan Filistinlileri doğrudan etkileyen temalara değiniyor. Bu sanatçılar, ataerkillik, uyuşturucu, şiddet, yolsuzluk ve polis vahşeti gibi konuları dile getirmek için hip hop kültürünü kullanmakta. Amerikan rap tematiklerinin aksine, Filistinli rapçiler, Filistin halkının yaşam koşullarına, özellikle de Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının inkârına karşı durmaya odaklanıyor. Filistin milliyetçiliği, sanatçılardan bağımsız olarak tüm Filistin hip hop’unun merkezinde yer alıyor. İşgal altındaki Filistin’de ve İsrail’de yaşayan Filistinlilerin mevcut yaşam koşulları, DAM’ın ‘Who is the Terrorist’ ve Hammer Brothers’ın ‘Free Palestine’ şarkılarında ele alınmaktadır. Filistinli hip hop sanatçıları, etraflarını saran şiddete boyun eğmek yerine, siyasi – bilinçli mesajları dünyaya yaymaya çalışıyor.

İsrail / Filistin Çatışması

Filistinli rapçiler, Rap müzik sayesinde İsrail ile Filistin arasındaki mevcut duruma yönelik eleştirilerini oldukça açık ve cesurca dile getirebiliyor. DAM’ın “Who is the Terrorist? (Kim Terörist?)” şarkısı, İsrail ile Filistin arasındaki ilişkiye Rap müzik yoluyla yapılmış en açık eleştiridir. Bu rapçiler, “hem demokratik hem de Yahudi olduğunu iddia eden bir devlet kavramının doğasında var olan paradoksa” değinmeyi amaçlıyorlar.

Yaşam koşulları

Filistin içinde veya dışında olsunlar, tüm Filistinli sanatçılar, Filistinli kimliği ile yaşadıkları deneyimleri ele aldılar. İsrail’de yaşayan rapçi Mahmut yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Ne zaman sokaklarda yürürsem düşmanım cesurca ama cahilce bana doğru yürüyor, kimliğimi istiyor, Arap olduğumu görüyor. Bu onu delirtiyor. Beni sorgulamaya başlıyor, bana terörist olduğumdan şüphelendiğini söylüyor “. Aynı şekilde “Who is the Terrorist? (Kim Terörist?)” adlı şarkıda DAM, fiziksel koşulları rap yaparak anlatıyor: “Yerde sürünmek, çürüyen bedenleri koklamak mı? Yıkılan evler, kayıp aileler, yetimler, kelepçeli özgürlükler mi? ” Acre – İsrail’den Filistinli kadın rap ikilisi Arapeyat, “toplumumuza ne oluyor, suçlar ve uyuşturucularla kendimizi tutsak ediyoruz, bunu değiştirlemliyiz” diyerek Filistin toplumu içindeki zorlukları ele alıyor.

Bağımsız bir devletin kurulması

Filistinli rapçiler, Filistin topraklarında bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkını sık sık dile getirip, şarkılarının bir numaralı konusu olarak kullanıyorlar. Bu rapçiler için, “Filistin kurtuluşu açıkça kimliğimiz için mihenk taşı, vazgeçilemez bir konudur” müzikleri sadece kültürel kimlik meseleleriyle değil, aynı zamanda küresel siyasetle de içli dışlıdır.

Filistinli Kimliğinin İnşası

Pek çok Filistinli rapçi için, özellikle sürgündekiler için bir numaralı amaç Filistinli bilincini uyanık tutmaktır. “Prisoner,” parçasında DAM “geleceğimiz bizim elimizde, dünyada hala iyi insanlar var kardeşlerim, gökyüzüne bakın, hava güneşli, kanatlanın kardeşlerim.” demekte “Born Here” şarkısı da “el ele durmalıyız derken sadece parmaklarımız değsin demiyoruz, iktidarı almak için hep beraber sıkı sıkıya durmalıyız” şeklinde benzer bir mesaj veriyor. Konum veya genel temaya rağmen, Filistinli rapçilerin hepsi Filistinlilere destek ve umut vermek istiyor. —

Filistinli hip hop sanatçıları

Filistin hip hop’unu sadece Filistin Toprakları içerisinde aramak doğru olmaz. Zira Kendileri için “Filistinli hip hop sanatçısı” kimliğini en üstte gören rapçiler ve hip hop grupları dünyanın dört bir yanında ortaya çıktı. Bu Arap ve Filistinli, Amerikada yaşayan hip hop sanatçıları, Filistin / İsrail’deki genç sanatçılarla beraber uluslararası hip hop hareketinin parçası olarak kabul edilmeli.

Gazze’de “Ortega (Alhasan) – Ki Birleşik Arap Emirliklerinde yaşarken yayınladığı bir çok albümü vardır -, MC Gaza (İbrahim Ghunaim), “Palestinian Rapperz” ve “MWR” ağırlıkla Günlük mücadeleler, işgal altında yaşamanın zorlukları gibi konularda müzik yapıyor. Benzer şekilde Arapyat, Saz ve The Happiness Kids, Batı Şeria’daki Filistinli gençlerin deneyimlerini şarkılarıyla tartışmakta. İsrail’de DAM, İsrail sınırları içerisinde yaşayan Arapların deneyimlerini aktarıyor. Uluslararası olarak, Filistinli Amerikalı rapçiler Excentrik, “Philistines”, Iron Sheik, Ragtop ve Hammer Brotherser. Hepsi, Filistin topraklarındaki ve diasporadaki Filistinlilerle dayanışmayı ifade ederken, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Araplara karşı ırksal profilleme ve ayrımcılık temalarını müziklerine taşıyorlar.

“Refugees of Rap”, Filistinli Rap grubu. Fransa’nın Paris kentinde bulunan bu grup. 2007 yılında Suriye’nin Yarmuk kentindeki Filistin mülteci kampında Yaser ve Mohamed Jamous kardeşler tarafından kuruldu. Sözleri kamptaki hayata bir bakış sunuyor ve Suriye’deki durumu eleştirmekte. Veya İngiltere doğumlu bir kadın rapçi olan Shadia Mansour, Avrupa’lı dinleyicilerin dikkatini Filistin Hip-Hop’una çeken ilk isimlerden birisi.

İran Hip-Hop sahnesi

Farsça hip hop olarak da anılan İran hip hop’u tıpkı diğer Yerel hip-hop çatalları gibi Amerikan hip hop kültürüne dayanır, ancak İran klasik müziği ve edebiyatı gibi yerel unsurları da bünyesine katmıştır.

Tarihçe

İran hip hop sahnesi, ülkenin başkenti Tahran etrafında şekilleniyor demek doğru olacaktır, ancak daha önce özellikle Los Angeles’ta diaspora müzisyenleri tarafından bir dizi deneysel çalışma kaydedilmişti. İranlı rapçilerin ilk çalışmaları genellikle mixtape ağırlıklı olmuştur. Bazılarıysa hip hop ile İran klasik müziğini birleştirerek yerelleştirdi. İran’da hip hop müzik politik sebeplerden dolayı bir yeraltı hareketi şeklindedir. Birkaç kez kayıt stüdyoları kapatıldı, web siteleri engellendi ve sanatçılar tutuklandı. Sadece Kültür ve İslami Rehberlik Bakanlığı tarafından resmi olarak onaylanan bir kaç eser yayınlanabilmiştir. Hip hop dansı, sınırlı izin alabildiği için yine yeraltı olarak devam etmektedir.

1990’ların sonunda kurulan İran’ın önde gelen rap grubu 021, adını Tahran’ın telefon alan kodundan alır. Bu grubun baş figürü olan Hichkas, İran’ın en eski, tanınan rapçilerinden biri oldu ve bu nedenle İran Rap’inin Babası olarak kabul gördü. Yapımcılığını Mahdyar Aghajani’nin yaptığı çok beğenilen albümü Jangale Asfalt (“Asphalt Jungle”), İran’ın ilk hip hop albümü olarak kabul görmekte. Hichkas Geleneksel Pers armonileriyle bir füzyon oluşturdu ve İran’daki hip hop’un evrimine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. 021 müzik grubu ise Yashar ve Shayan ikilisi tarafından ortaklaşa kuruldu ve daha sonra Vaajkhonyaa olarak yeniden adlandırıldı. Resmi olarak Nisan 2002’de kurulan Zedbazi, İran’da gangsta rap’in öncüsü olarak kabul ediliyor. Grup, çoğunlukla küfür ve seks ve uyuşturucu kullanımıyla dolu açık sözler kullanmaları nedeniyle gençler arasında büyük bir popülerlik kazanmıştır. İran müziğinde yeni ve cesur bir hareket başlatmaları ile tanınırlar.

Bir zamanlar tutuklanan Bahram Nouraei, Ağustos 2012’de HuffPost tarafından “Ortadoğu’nun Kültürünü Şekillendiren 50 Kişi” arasında listelenmiştir. En popüler eseri Inja Irane (“İşte İran”), Rolling Stone tarafından “ülkenin dokunaklı bir eleştirisi” olarak tanımlandı.

Yas, İran’da konser verme yetkisi verilen ilk İranlı rapçiydi. Seks kaseti skandalına maruz kalan İranlı bir aktris hakkında yazdığı CD ro Beshkan (“Break the Disk”) adlı şarkısıyla ulusal üne ulaştı. 21 Aralık 2011’de MTV’de “Tahran’ın En Vurucu Rapçisi” başlığıyla “Haftanın Sanatçısı” konuğu oldu.

İran’daki Kısıtlamalar kadınlar üzerinde daha katı hale geldi. Kariyerine Hichkas ile işbirliği yaparak başlayan Salome MC, İran hip hop sahnesine katkıda bulunan ilk kadınlardan biriydi. MTV ve Time tarafından etkili ve “devrim yaratan” bir sanatçı olarak gösterildi.

Suriye

Refugees Of Rap (Arapça: لاجئي الراب; Fransızca: “Les Réfugiés Du Rap”) Suriye – Filistinli bir hip-hop grubudur. Fransa’nın Paris kentinde bulunan bu grup. 2007 yılında Suriye’nin Yarmuk kentindeki Filistin mülteci kampında Yaser ve Mohamed Jamous kardeşler tarafından kuruldu. Sözleri kamptaki hayata bir bakış sunar ve Suriye’deki durumu eleştirir. 2013’te Suriye’den sürgüne zorlandılar ve Fransa’da mülteci konumuna düştüler.

İşbirliklerinden birkaç sanatsal proje doğmuştur. Grup, 2007’den 2012’ye kadar Suriye’de Mısır ve Lübnan’da konserler ve performanslar verdi. Aynı zamanda 2010 ve 2014 yıllarında çıkan iki albüm çeşitli ortak çalışmaların (Tamer Nafar (DAM grubundan), Tarabband, Linda Bitar vb.) Sonucudur. Grup, Avrupa’ya gelişlerinden bugüne kadar çeşitli festivallerde sahne aldı, çeşitli sanatsal ve ortak projelere (Fransa, İtalya, İspanya, Almanya, İsveç, Danimarka, Norveç) katıldı ve Gençlere Atölye çalışmalarıyla Rap müziği tanıttı. Bu atölyeler, genelde barış ve hoşgörü mesajları ve ifade özgürlüğünün Rap müzikte nasıl dile getirilebileceğine dair gerçekleşiyor. Rap’i demokratikleştiren ve hayatın her kesiminden gençlerin müzik ve sözlerle kendilerini ifade etmelerine izin veren hümanist bir yaklaşım. Grup, kariyerleri boyunca Rolling Stone dergisi, the World, BBCor ARTE, Vice, The Guardian, Radio France, TV5 Complex gibi kurumların ilgisini çekti…

Refugees of Rap ayrıca sonuncusu Trévières’teki Octave Mirbeau Koleji’nde bir “rap yazma” atölyesi düzenledi.
Omar Offendum, Suriyeli Amerikan bir hip-hop sanatçısı, tasarımcı, şair ve barış aktivistidir. Suudi Arabistan’da doğdu, Washington DC’de büyüdü ve şimdi Los Angeles, California’da yaşıyor. Mısır’daki Arap Baharı ayaklanmalarından esinlenen 25 Ocak adlı şarkısı, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in istifasından kısa bir süre önce, 2011’de viral oldu. Omar Offendum sıklıkla, Narcy olarak da bilinen Yassin Alsalman ve ünlü hip-hop sanatçısı Shadia Mansour ile gerçekleştirdiği düet / ortak çalışmalarla biliniyor.

Amir Almuarri (Arapça: أمير المعري). 2019’da, İdlib kökenli rapçi Amir Almuarri, kuşatma altındaki Suriye halkının çektiği acılara ışık tutan müziğiyle dünya çapında tanındı. Çatışmanın tüm taraflarına karşı öfkesini anlattığı son bestesi “On all fronts” Arap ve uluslararası medyada geniş yer buldu.

 

 

Vikipedi üzerine İngilizce olarak bulunan “Iranian hip hop” “Syrian Hip Hop” ve “Palestinian hip hop” başlıklarının çevirisidir. Vikipedi’ye yüklediğim sürümler kabul edilmediği için burada yayınlıyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

paylaştıkça güzel