HİPHOP. SADECE SİYAHLAR.

Başla

“Irene Headen’in 2007 tarihli “Hip-Hop Beyaz Sanatçılar ile beraber aynı
kalabilir mi?” isimli Makalesinden doğrudan çeviridir.

               “Hip Hop çoğunlukla, Siyahi
kültürün bir dışa vurumu olarak görülür. Bir çok Hip Hop sanatçısı siyahidir,
bu müziğe gönül verenler siyahidir, problemler genelde siyahilerin sorunlarını
anlatır. Birkaç beyaz dinleyici ve sanatçı olabilir, ama bu istisna kaideyi
bozmaz. Bu beyazların bir çoğu “Wannabe[1]
olarak görülür veya “siyahi olmak isteyen” insanlar olarak görülebilir, azınlık
gözüyle bakılır ve ciddiye alınmaz. Hip Hop, bir bütün olarak hala Siyahilerin
sanatı ve müziğidir, sadece siyahiler anlayabilir[2]

               Bu görüşü ilk underground partime
gidene dek savunuyordum, New York’lu Siyahi MC’leri dinlemeye gitmiştim, benden
çok daha “ghetto” bir kitle bekliyordum, mekana vardığımda tüm mekanın “beyaz”
dinleyicilerle kaplı olduğunu gördüm. Artık onlar “Beyaz dinleyici” değillerdi,
çoğunluğu oluşturuyorlardı. Zaman geçtikçe, hala bu alandaki tek siyahi
olduğumu fark ettim. Beklemeye devam ettim, birkaç siyahi dinleyici daha
bekliyordum, korkmaya başlamıştım: Yanlış mekanda veya yanlış partide miydim ? Zaman
biraz daha geçti, hala başka siyahi görememiştim. Mekanı terk ettim, korkmuştum
ve kafam karışmıştı. Hip-Hop ne zaman bu kadar beyaz bir hale geldi ? diye
düşündüğümü hatırlıyorum, o “Beyaz çocuklar” nasıl olur da Hip-Hop özelinde bir
hak iddia edebiliyordu? Ve bir anda, bu tanık olduğum durumdaki tüm
rahatsızlığımı giderecek bir soru düştü zihnime: “Neden problem olsun ki?” Bu
soru beni ileriye doğru başka araştırmalara sevk etti: Hip-Hop camiası neden
Beyazlaşmadan ve bu beyaz sanatçıların Hip-Hop damarlarında dolaşmasından bu
kadar rahatsız oluyor ? Neden kültürü Irk temelli bir alana yerleştiriyor ?

Beyaz olmak neden sorun?

Hip-Hop’un Beyaz ikilemini
anlamak için, Hip-Hop’un kökenini anlamak gerekir, bu köken günümüz Hip-Hop
kültürünün Irk anlayışı ile taban tabana zıt, oldukça çelişkili bir resim
çizmektedir. Hip-Hop 1970’lerde Güney Bronx bölgesinde, bu bölgenin gençleri
için bir akım olarak ortaya çıkmıştır.[3]
New York şehir yönetimi, birkaç yıl önce zaten oldukça fakir olan bu bölgeyi bir
kentsel dönüşüm projesi ile daha da izole hale getirmiş, bunun sonucu olarak
yüksek suç oranı ve çete suçları ile yüzleşmiştir. Devamında toplum kendi
içerisinde pozitif bir arayışa girmiştir[4]
Zira sosyal açıdan ihmal edilmiş gençlerin, toplum tarafından uğratıldıkları
hayalkırıklığı için normal toplumun pozitif patolojik yansımasını gösteren bir
çıkış yoluna ihtiyaçları vardı.

  • Facebook
  • Twitter

Hip-Hop kültürü en başından beri
bu hayalkırıklığını akıtmak için ortaya çıktı, MC’lik, DJ’lik, Break Dans ve
Graffiti. Bu kültür, “ana akım” toplumdan dışlanan siyahi gençliğin, olumlu bir
şeye dahil olmanın ve dahil edilmenin bir yolunu bulabileceği birleşik bir alan
sağladı. Bu ihmal edilen topluluklar ağırlıklı olarak renk temelli toplulukları
olsalar da, hip hop kültürüne dahil olma önceliği, yoksulluktan ziyade
yoksunluğa yönelikti. Kültürün ilk zamanlarında, Style Wars’tan
görebileceğimiz üzere Beyaz insanlar da bu kültüre mensuptu, hatta oldukça
aktif rol üstleniyorlardı. Bazı zamanlar sadece cilt renkleri sayesinde
Graffiti sanatçılarına gerekli ekipmanları çalmaya yardım ediyorlardı. Bronx’taki
bu beyaz gençler, diğer fakir mahallelerinde olduğu gibi, çevrelerinin
nihilistik ve baskıcı doğasını anlamışlardı. Bu anlayış onlara Hip-Hop
kültürüne erişim yarattı. Köklerin filizlendiği dönemde hip hop kültürü, bu
kültürde yer alan gençleri dışlayan baskıcı sosyal normlara karşı isyan eden
bir yaşam tarzı olarak inşa edildi.  

Bu yoksullaştırılmış topluluklar
sıklıkla Irk bazlı topluluklar olduğundan, Irk her zaman hip-hop kültürünün
uğraştığı ve didindiği bir konuydu[5].
Ancak ırk, temel tanımlayıcı özellik değildi; hip hop kültürü isyan ve ifade
hayatına bağlı kalanları yaratıcı kanallarla bir araya getirmeye çalıştı.          Hip hop kültürünün dört yönü de siyah
müzik ve kültür geleneğine dayanmakla birlikte, ırksal niteliklerden ziyade
yaratıcı yetenek ve özgünlükle ilgileniyorlardı. Kendini yetenekli ve hip-hop
kültürüne adayan herkes, toplum içinde kabul edilirdi.

Peki o zaman, neden günümüz
Hip-Hop’unda Deri Rengi bu kadar önemli ? Eğer Hip-Hop bugün kendini Paul Tyler’ın
yaptığı Kültür tanımına göre Kültür varsayıyor ise .. “Kültür: bir yaşam tarzı…
tutarlı bir yaşam tarzı tanımlayan bir dizi tutum ve uygulamalar bütününü ifade
eder.”[6]
O zaman Hip-Hop kültürünü yaşayan bu insanlar, bu ilkeleri ve tutumları gerçekten
yaşayıp yaşattığı sürece, ırkla ilgili herhangi bir sorun olmamalıdır. Taylor’ın
bu konuyu tartışmaya açması bizlerin hip-hop’a ırksallaştırılmış bir çerçeveden
bakmasına sebebiyet veriyor, bu çerçeve içinse ırkın nasıl insanı kültüre
bağlayacağını ön-gören demode bakış açılarını kullanmamız gerekiyor ki bu
hip-hop kültürünün baş kaldırdığı bir bakış açısı7[7].
Bu zihniyet aynı zamanda, Hip-Hop’un uluslararası yayılmasında gözlenen ve istenen
ilgi ile tutarsız aynı zamanda. Hip-Hop meraklıları, Hip-Hop’un diğer
ülkelerdeki diğer ırklara yayıldığını gördüğünde genellikle heyecanlanır. Bu Irk
temelli olmayan yapı, Hip-Hop’un bugün Filistin’e kadar uzanan bir genişlikte
cevap bulmasını sağlıyor[8],
bir çok Hip-Hop sever bunu oldukça pozitif buluyor, Peki.. Eğer Hip-Hop’un uluslararası
yayılımı bu kadar istenen bir şey ise, bu birçok farklı ırkın dahil edilmesini
gerektirir. Peki öyleyse, Neden Amerikan Hip-Hop’unda böyle bir Beyazlık
problemi var ? Hip-Hop toplumu neden Beyazlık ile saplantılı?

  • Facebook
  • Twitter

               Hip-Hop
ilk yıllarında olduğu gibi fakir ve ezilen, yani izole edilmiş toplulukların
kültürü olarak kaldı. Ama aynı zamanda daha popüler bir hale geldi ve daha
fazla ırkın etkileşime geçtiği bir alan oldu.[9]
Ancak aynı zamanda daha önce de belirttiğim gibi, Hip-Hop her zaman siyahi
meselelerle uğraşırdı; kökenlerinin mahalleleri isyan etmek için bir ses arayan
insanlardı. Ve bu ses Hip-Hop oldu. Hip-Hop tabanda ve sınıflar arası
yayıldıkça, daha fazla insan mesajın gerçekliğini ve kültürün isyankarlığı ile
özdeşleşmeye başladı.

Ve bu genişleme ile aynı anlarda Mainstream
şirketleri, nihayetinde bu kültürün ne kadar popüler ve pazarlanabilir olduğunu
fark etti. Paketlemek ve tüketicilere dağıtmak içinse Marketi bir ırk fikri
çerçevesinde toparladı.[10]
Şirketler Amerika’nın gettolarındaki yanlış anlaşılmış gençleri Amerika’ya geri
pazarladı ve dinleyicilerin siyahi kimliği “deneyimleyebileceğini” savundu. Bu
bağlamda pazarlanan Hip-Hop kavram olarak tamamiyle ırksallaştırılmış bir alan
haline geldi. Piyasa marketleştirilme olasılığı için küçük bir alan bırakmış
olsa bile içeriğin Siyahi Kimlik üzerinden olması sebebiyle beyazlar için bir
yer oluşturulmadı. Siyahi Kültürün ürünü olarak görülen Hip-Hop, Siyahiler
tarafından kültürü korumanın tek yolunun siyah topluluğa ait olmak olarak
görülmesine yol açmıştır.[11]

  • Facebook
  • Twitter

               Amerikan
toplumundaki beyazlar’ın sicili maalesef kötüdür, Siyahilerden müzik çalmak,
Kültür çalmak gibi kötü suçlara sahiptirler. Caz müzikten Blues’a kadar beyaz
sanatçılar rutin olarak taklit ettiler ve Siyahi sanat biçimlerini
değiştirdiler veyahut çaldılar. Siyah İnsanların bu yüzden korumacı bir
davranış geliştirmesi oldukça doğaldır, Beyazlara Hip-Hop kültürünün
motiflerine dokunma ve yönlendirme şansı vermek onların bu kültürü kendileri
için alma ihtimalini onların gözünde arttırabilirdi.[12]
Ancak, son on, onbeş yılda Hip-Hop pazarının büyümesi, beyaz dinleyici
rakamlarını oldukça arttırdı[13]
ve bu Siyahi toplumu biraz da olsa rahatlattı.

               Fransız
Kültür Filozofu Jean Baudrillard’ın literatüründe yarattığı alan Kapitalist Pazar
tarafından oluşturuldu, ki kendisi buna “hyperreal” adını veriyordu.
Baudrillard hiç uğraşmadan bir alan yaratmıştı. Bu örnekte görebileceğimiz şey
Beyaz toplumun nasıl Siyahi kültürü “çalabileceği”dir. Alan her zaman
yaratılmalıdır, ürünler temsillerinin tüketicileri için bir gerçeklik haline
gelmesine izin verir. Bunun anlamı, ürünleri satmak için kullanılan abartılı
temsillerin yoğun bir şekilde pazarlandığı ve sonunda bu temsillerin ürünün
gerçekliği haline gelmesidir. Yani, Hip-Hop bir parçası haline geldiğinde bu Pazarın
kendisini dönüştürür, pazarla beraber kendisi de dönüşür. Pazar neye Hip-Hop
diyorsa, siz o olduğunuzda Hip-Hop olabilirsiniz.

               Çünkü
piyasa aynı zamanda Hip-Hop’u Siyahiliğe bağladı. Bu bağlılıkla tüketici aynı
zamanda “siyahi” de olabilirdi, bu herhangi bir bireye, ırka dine dile
bakmaksızın Siyahi topluma dahil olma kapısını açtı. Böylece sayıca artan Beyaz,
İzole ve arkalara itilmiş Beyazlar, Beyaz Banliyö sakinleri Walkman sayesinde
siyah kültüre ulaştı. Bu şekilde Kapital onlara Hip-Hop’un bir parçası olduğunu
hissettirdi. Ancak bu Kapital durumu, Hip-Hop gerçekliğini değil, Hip-Hop
deneyimini yaşattı, Hyperreal alanda Hip-Hop gerçekten temsil edilemez bir
durumdadır, Çünkü Siyahi toplumda Hip-Hop’a maruz kalan ve benimsemeye çalışan Beyaz
tüketiciler Wannabe olan -olabilecek olan* veya Kültürü anlamadan -Bilmeden-
kültürü çalma olasılığı daha fazla olan Beyaz insanlar olabilirler.

               Bu, kültürde
yer almak isteyenler için Hip-Hop’un beyazlık sorununu daha da ağırlaştırıyor
ve Hip-Hop’un başlangıçta yaratılışına ters bir şekilde Beyaz insanların ezilse
bile burada yer alamayacağını savunuyor. Hip-Hop’un başlangıç motivasyonu olan “ırktan
bağımsız ezilen sesler için bir alan” olma argümanını tamamiyle çöpe atmaya
çalışıyor yeni nesil.





[1] “Öyle olmak isteyen, taklitçi.

[2] Taylor, Paul C. “Does Hip Hop Belong to Me? The Philosophy of Race and Culture.” Hip Hop & Philosophy. Peru: Carus Publishing, 2005. 79 – 91.

[3] Watkins, S. Craig. Hip Hop Matters: Politics, Pop Culture, and the Struggle for the Soul of a Movement. Boston: Beacon Press, 2005. – 9

[4] Watkins, S. Craig. Hip Hop Matters: Politics, Pop Culture, and the Struggle for the Soul of a Movement. Boston: Beacon Press, 2005. – 22

[5] DeFrantz “Introduction to Hip Hop.”

[6] Taylor 81.

[7] Taylor 85.

[8] Osumare 61

[9] Baldwin 160

[10] Watkins 97

[11] Taylor 88-89.

[12] Ross 68.

[13] Baldwin 159

Kaynakça

Baldwin, Davarian L. “Black Empires, White Desires: The
Spatial Politics of Identity in the Age of HipHop.”

That’s the Joint! : the Hip-Hop Studies Reader. Eds Murray
Forman and Mark Anthony

Neal. NewYork: Routledge, 2004.

Boyd, Todd. “A Small Introduction to the ‘G’ Funk era:
Gangsta Rap and Black Masculinity in

Contemporary Los Angeles.” Am I Black Enough For You?
Popular Culture from the ‘Hood and

Beyond. Bloomington: Indiana University Press, 1997. 60-81.

DeFrantz, Thomas. “Introduction to Hip Hop.” Lecture.
21M.775: Hip-Hop .MIT. Cambridge, MA 6

Sept.

2007.

DeFrantz, Thomas. “Realness.” Lecture. 21M.775: Hip-Hop
.MIT. Cambridge, MA 30 Oct. 2007.

DeFrantz, Thomas. “Underground.” Lecture. 21M.775: Hip-Hop
.MIT. Cambridge, MA 4 Dec. 2007.

Dyson, Michael Eric. “‘How Real is This?’ Prisons., iPods,
Pips, and the Search for Authentic Homes.”

Know What I Mean? Reflections on Hip Hop. New York: Basic
Civitas Books, 2007. 1-37.

Cenk Durlu

HipHop kültürü üzerine düşünüyor, araştırıyor, yazıyor ve Aynı zamanda Şehir ve Ritim Podcastini / Websitesini hazırlıyorum

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Selam, paylaşmaya ne dersin?

Şehir ve Ritim, tamamiyle bağımsız bir girişim olarak hem Türkçe Rap hem de Hip-Hop kültürü üzerine eşsiz içerikler üreten bir site olarak gücünü okuyucusundan alıyor. Eğer okuduğunu beğendiysen paylaşarak gücümüze güç kat