//

MODERN ÇAĞIN OZANLARI

Başla

 Muhammed Said Tatar’ın “Harekete Kimse Mani Olamaz” yazı çağrısı için hazırladığı yazısıdır.


 Müzik ve şiir, yüzyıllardan beri farklı toplumlarda birçok önemli görevi üstlenmiştir. Dini törenlerde, düğünlerde, bayramlarda, savaşlarda sazlarını ellerine alan ozanlar, halkın duygularına tercüman olmuşlardır. Kimi zaman halkı eğitmeyi misyon edinmişler kimi zamansa bozulan düzene karşı uyuyan halkı uyandırmaya çalışmışlardır.

Sanayi Devrimi’nden sonra yavaş yavaş önüne çıkan her şeyi metalaştıran akımın kurbanlarından biri de şüphesiz duygular olmuştur. Buna binaen şiir de mânâ kaybına uğramış ve nihayetinde içi boş, şekilden de uzak olan bugünkü halini almıştır. Ancak tarih boyunca hep görülmüştür ki haksızlığa uğrayan, duygusal olarak incinen insanlar kaçınılmaz olarak sanata yönlenmişlerdir. Özellikle de şiire… Fakat değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bu dünyada sanat anlayışı da mutlak olarak bu değişimden payını almıştır. Neticede; haksızlığa, ölüme, şiddete tahammül edemeyen insanlar duygularını yine ifade etme ihtiyacı duymuş ve bu ihtiyaç rap müziği doğurmuştur. Yirminci yüzyılın geç ortalarında doğan bu tür, şiirin ve müziğin harmanlanmasının sonucudur. Amerika gettolarından yükselen bu ses önce Avrupa’ya, Avrupa üzerinden de Anadolu’ya ulaşmıştır.

Anadolu halkı bu yeni müzik türüne alışmakta zorlansa da o zaman sayıları gerçekten az olan bir grup genç bu müziği benimsemiş ve bu coğrafyada tutunabilmesini sağlamışlardır. Zamanla duygularını rap müzikle ifade edenlerin sayısı artmış ve rap müzik bugünkü konumuna gelmiştir.

Gerek yüklendikleri misyon gerekse de zamanla gösterdikleri değişim acısından rap müzik ve şiir birbirine son derece benzemektedirler. Başlangıç aşaması atlatıldıktan sonra bin bir emekle uğraşıp didinen gençler, isyanlarını, duygularını, düşüncelerini rap müzikle anlatmaya başlamışlar sonrasında da toplumun eksik gördükleri yanlarını insanlara göstermeye çalışmışlardır. Bir manada ozanların görevlerini üstlenmişlerdir. Dolayısıyla rap müzik sanatçılarına “modern çağın ozanları” demek gayet doğru bir ifade olacaktır.

Zaman içinde teknolojinin gelişmesine bağlantılı olarak harcanan emek azalmış, emeğin azalması da rap müziğin daha hızlı yayılmasını sağlamıştır. Ancak bunun yanında birtakım önemli görüntüleri de olmuştur. Emeğin azalması ve gelişen stüdyo teknikleri üretimi kolaylaştırdığından bu işte kabiliyetli olana da olmayana da üretme şansı tanımıştır. Ayrıca sadece rap müzikte değil, tüm müziklerde önemli olan ses faktörü stüdyolar sayesinde gerçeklikten uzaklaşıp yapaylaşmıştır. Tüm bu gelişmelerin sonucunda rap müziklerdeki fikir arka planda kalmaya başlamış hatta tamamen fikirden yoksun, şekilci bir rap müzik doğmaya başlamıştır.

İşte, rap müzik tüm bu serüveniyle bana şiiri; icracıları ise ozanları hatırlatır. Rap müziğin günümüzdeki haliyle şiirin günümüzdeki hali hemen hemen aynıdır. Tek farkı şiirin, fikrin yanında şekilden de uzak olmasıdır. Fakat ben, şiirin ve rapin üzerindeki kara bulutların yeniden dağılacağına inanıyorum. Şiiri ve müziği hâlâ hakkını vererek icra eden herkese selam olsun!

Cenk Durlu

HipHop kültürü üzerine düşünüyor, araştırıyor, yazıyor ve Aynı zamanda Şehir ve Ritim Podcastini / Websitesini hazırlıyorum

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Selam, paylaşmaya ne dersin?

Şehir ve Ritim, tamamiyle bağımsız bir girişim olarak hem Türkçe Rap hem de Hip-Hop kültürü üzerine eşsiz içerikler üreten bir site olarak gücünü okuyucusundan alıyor. Eğer okuduğunu beğendiysen paylaşarak gücümüze güç kat