"Enter"a basıp içeriğe geçin

Rap Müzikte Cinsiyetçilik ve Kadın Aşağılanması [1]

UYARI : George Washington Üniversitesinden Ronald Weitzer ve Charis E. Kubrin tarafından 2009 yılında yazılmış makalenin Türkçe çevirisidir. Rahatsız edici cümleler içermektedir.

2005 “En İyi Soundtrack Akademi Ödülü”, Hustle and Flow filminin Three 6 Mafia şarkısı “It’s Hard Out Here For a Pimp” şarkısına gitmişti. Şarkı, Oscar gecesi sahnede söylendi ve anında kadınların sömürüsünü yücelttiğine dair bir tartışmayı alevlendirdi. Bu, rap müzik içerisinde kadın portresine yönelik artan eleştirinin şimdilik son gündemi. Birkaç yıl önce, rapçi Eminem 2001 çıkışlı,  — sözlerinde kadınlara karşı aşırı düşmanlık ve şiddet içeren bir albüm olan The Marshall Mathers LP ile Grammy kazandı. Kadın hakları aktivistleri ise ödüle tepki gösterdi. Daha yakın zamanlarda, Afro-Amerikan kadın dergisi Essence, rap müzikte cinsiyetçiliğe karşı 2005 yılında bir kampanya başlattı. Dergi, siyah kadınların rap’teki tasvirini eleştirdi ve okuyuculardan bununla nasıl savaşacaklarına dair fikirler istedi. Genellikle Rap müziğe yönelik eleştirilerin sistematik bir analizden ziyade bir avuç anekdota dayanmaktadır. Bu müzikte kadın düşmanı temalar tam olarak ne kadar yaygın ve dinleyicilere hangi spesifik mesajlar aktarılıyor? Bu çalışmada, bu soruyu 400’den fazla rap şarkısının içerik analizi yoluyla ele alacağız. Rap müzikte kadın tasviriyle ilgili beş noktayı analiz edecek ve onları daha geniş kültürel ve müzik endüstrisi normlarına, bu müziğe ilham veren yerel, mahalle koşullarına bağlayacağız.

 

Popüler Müzikte Kadın Tasviri

Toplumsal cinsiyetin stereotipleri, kadınların genellikle erkeklerden aşağı olarak sunulduğu veya önemsizleştirilip ötekileştirildiği popüler müzikte bol miktarda bulunmakta (Tuchman 1978). Bununla birlikte, kadınlar tek bir tiple temsil edilmiyor (Butruille ve Taylor 1987; Lay 2000; van Zoonen 1994) . Her zaman genel eğilimin “kadınların toplumdaki rolleri hakkında daha çeşitli, kompleks, dramatik mesajlar” olduğu iddia edilmiştir (Lee 1999, 355). Bu düşünceye rağmen, kadınların bağımsız, zeki, girişimci ya da erkeklerden üstün olarak sunulması alışılmadık bir durumdur (Lee 1999). Aşağılayıcı tasvirler çok daha yaygın görülmektedir

Bir dizi araştırma ile farklı müzik türlerinde kadın ve erkek tasvirlerini incelendi. Örneğin Rock müzik içerik analizi, çoğunluğun (% 57) kadınları ” küçümseyici ” bir şekilde (ör. Zeki olmayan, cinsel obje, kurban) sunduğunu ve onları geleneksel bir seks rolüne (ör. İtaatkâr, bakımlı, evinin hanımı) ittiğini, % 8 oranında ise kadına yönelik erkek şiddetini ortaya çıkardı (Vincent, Davis ve Boruszkowski 1987). Sadece %14’ü kadınları erkeklere tamamen eşit, tarafsız olarak tasvir etmişti. Daha yeni bir araştırma ise, Rock videolarında, geleneksel cinsiyet stereotiplerinin baskın olmaya devam ettiğini ortaya koydu: Kadınların bulunduğu videoların %57’si onları “ geleneksel ” bir şekilde (pasif, erkeklere bağlı, fiziksel görünümü vurgulayarak) tasvir ederken, %3 gibi çok az bir kısmı güçlü ve bağımsız olarak tasvir ediyordu (Alexander 1999)

 

Country müzik yine kadını geri plana atan türlerden biri. Erkek sanatçılara ait 203 country müzik videosu üzerinde yapılan bir araştırma, üçte ikisinin kadınları değersizleştirdiğini (onları küçümseyici bir şekilde veya geleneksel rollerde tasvir ettiğini), yalnızca % 9’unun kadınları erkeklere tamamen eşit olarak sunduğunu ortaya koydu (Andsager ve Roe 1999). Kadın sanatçıların 80 videosunun yarısı tamamen eşit temsil kategorisine giriyor. İlginç bir şekilde, country şarkı ve videoları, görünüşe göre bu tür görüntülere karşı güçlü endüstri normları nedeniyle kadınlara karşı şiddeti içermiyor veya onları striptizci ve fahişe olarak tasvir etmiyor (Andsager ve Roe 1999, 81). Aslında, Country müzik reklamcılarının, kadın dinleyicileri çekmek için kadın düşmanı şarkıları dışarıda bırakmaları için radyo istasyonlarına baskı yaptığını buldu (Ryan ve Peterson 1982).

Rap müzik yıllardır hararetli bir kamusal tartışma konusu olmasına rağmen, sistematik içerik analizleri oldukça nadir bulunuyor. 1985’ten 1990’a kadar rap ve heavy metal şarkılarının bir analizi, Rap’in daha müstehcen ve sivri olduğunu ortaya çıkarırken, Heavy metal’in cinsel eylemlere veya erkek egemenliğine yönelik imalarını oldukça ince, sinsi olduğunu gösterdi (Binder 1993). Binder’ın karşılaştırmalı analizi, “tartışmalı” olarak nitelendirdiği sadece 20 şarkıyla sınırlıydı ve incelenen zaman dilimi, Rap’in müzik dünyasındaki yükselişinden önceydi. 1999’dan 2002’ye kadar Meksika Asıllı Amerikalıların rap şarkıları üzerine yapılan bir çalışmada, McFarland (2003) iki ana tema belirledi: Irksal eşitsizlik ve adaletsizliğin bir eleştirisi & kadınlar üzerindeki erkek üstünlüğü iddiası. Kadınlardan bahseden 263 şarkıdan% 37’si onları “sadece erkeğin arzu ve zevkinin nesneleri olarak” tasvir ederken,% 4’ü onlara yönelik şiddeti onaylıyordu. McFarland’ın örnekleme çerçevesi, daha objektif bir popülerlik ölçütü yerine odak gruplarında ve Brown Pride Web sitesinde* popüler olarak tanımlanan şarkılara dayanıyordu. Armstrong (2001), 1987-1993 yılları arasında 490 rap şarkısının içerik analizini gerçekleştirdi. Şarkıların %22’sinde kadına şiddet içeren sözlere rastlandı ve kadına yönelik dile getirilen şiddet arasında saldırı, tecavüz ve cinayet yer aldı. Çalışma, literatüre değerli bir katkı sağlasa da, kadınların diğer (şiddetsiz) tasvirlerini tartışmıyor, tasvir yöntemlerine dair çok az gösterge sağlıyor ve şarkı sözlerini, bağlamından koparıp, kısa ve yarım bir şekilde sunuyor. Rap müziğin diğer içerik analizleri de (Martinez 1997; Kubrin 2005a, 2005b), kadın tasvirini veya cinsiyet ilişkilerini daha geniş bir şekilde incelememektedir. Bu makale bu sorunu ele almakta.

Rap Şarkı Sözlerinin Sosyolojik Kaynakları

Yukarıda bahsedilen çalışmaların çoğu şarkı sözlerinin kadınları neden bu şekilde tasvir ettiğini açıklamaya çalışmadı – zira bu zor bir görev. – Şarkıları kadınları olumsuz bir şekilde anlatan rapçilerin üç büyük toplumsal güçten etkilendiğini düşünüyoruz: daha geniş toplumsal cinsiyet ilişkileri, müzik endüstrisi ve yerel komşuluk koşulları. En bariz etki, belirli bir erkeklik türünün kültürel anlamda daha “değerli” gösteren cinsiyet düzeni, “Hegemonik Erkeklik”tir. Hegemonik erkeklik, kadınlar üzerindeki heteroseksüel erkek egemenliğini sürdüren tavırlar ve uygulamalar olarak tanımlanmıştır. “Erkek olmanın en şereflisi olduğunu, diğer tüm erkeklerin kendilerini buna göre konumlandırmasını dikte eder ve kadınların erkeklere itaatini kendince meşru görür” (Connell ve Messerschmidt 2005, 832). Bu tür bir düşünce yapısı için, bir “erkek”, kadınları nesneleştiren, ikinci gören tutumları kanıksamalı ve erkek, kadın, tüm cinsel yönelimleri eşit derecede onaylayan erkeklerin küçük görülmesi, değersizleştirilmesini normal olarak görmelidir. (Connell 1987 ; Donaldson 1993; Connell ve Messerschmidt 2005). Hegemonik erkeklik, Connell’in “ikincil erkeklikler” dediği şey ile beraber ve rekabet içinde var olmaktadır ve güçlü kalmak için kitle iletişim araçları, ataerkil aile ve diğer sosyalleşen kurumlar aracılığıyla sürekli güçlü kalmayı amaçlar. Örneğin, medyada erkeklerin temsilleri, erkeklerin fiziksel güç kullanımını, cüretkar tavrını, erkekliği ve duygusal gizliliği yüceltmektedir (bkz. Hanke 1998). Popüler müzik bu noktada bir örnektir: Yukarıda incelenen çalışmaların işaret ettiği gibi, müzik türleri arasında sadece azınlık eşitlikçi cinsiyet ilişkilerini veya alternatif erkeklikleri savunurken, çoğunluğu hegemonik erkeklik üzerine metinler olarak görülebilir. Rap’in, diğer müzik türleri gibi, egemen kültüre meydan okumasına rağmen, bu daha geniş toplumsal cinsiyet ilişkileri kültürünün bir parçası olduğunu savunuyoruz (Lay 2000).Bazıları, son otuz yılda popüler müziğin feminizme karşı daha büyük bir kültürel direniş parçası olduğunu, cinsiyet eşitliğini engelleme ve erkek egemenliğini yeniden canlandırma girişiminin bir parçası olduğunu iddia ediyor. Lay’in (2000, 239) öne sürdüğü gibi, ” Popüler müzik, heteroseksüel erkek kaygılarının [kadınların ve geylerin ilericiliği] ve daha da önemlisi hegemonik erkekliğin iyileştirilmesi için bir araç olarak görülebilir. ” Başka bir deyişle, bu müzik, toplumu heteroseksüel erkek üstünlüğünün doğal ve normal olduğuna ikna etmeye yönelik daha geniş bir ideolojik sürecin parçası olarak da görülebilir. Rap, bu tepkinin bir parçası. Collins (2000, 82, 144), Rap’i Siyah kadınlara boyun eğdirmek için kullanılan çağdaş “kontrol edici araçlardan” biri olarak görüyor ve Oliver (2006, 927) Rap’in cinsiyetçi şarkı sözlerinin siyah kadınlara karşı şiddet eylemlerini cesaretlendirdiğini. söylüyor (ayrıca bkz. Hooks 1994; Rhym 1997). Ama aynı zamanda tüm kadınları yönlendirme çabası olarak da görülebilir, çünkü Rap, tüm ırksal ve etnik gruplardan gençler tarafından dinlenmekte. Bu tür imgeler, cinsiyetlendirilmiş sosyalleşmeye katkıda bulundukları ve cinsiyet eşitsizliğini sürdürdükleri ölçüde gerçek dünyada etkiye sahiptir (Barongan ve Hall 1995; Johnson et al. 1995; Wester vd. 1997; Martino vd. 2006).

Rap sanatçıları, müzik endüstrisindeki yöneticilerin baskılarından da etkileniyor. Satışları en üst düzeye çıkarmak için, plak endüstrisinin önde gelenleri kışkırtıcı, keskin sözler talep ediyor. Yapımcılar, sanatçıları yalnızca “sert” olmaya teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda karşı çıkan sanatçıları dışarı itmeye çalışır veya marjinalleştirmeye çalışıyor. Bu tür uygulamaların bir sonucu olarak, rap müziğin söylemleri ile satışları arasında doğru orantılı bir ilişki gelişmekte. Şirket baskılarından dolayı, birçok rapçi siyasi ve sosyal mesajlardan vazgeçmekte, bunun yerine maddi zenginlik ve cinsel istismarlara odaklanmakta (Powell 2000).

Byron Hurt (2007), Hip-Hop: Beyond Beats and Rhymes belgeselinde, genç bir rapçiye rap sanatçılarının neden şiddet ve kadın düşmanlığına odaklandığını sorar. Rapçi freestyle olarak doktor, baba veya polis olup olamayacağına dair bir dörtlük söyleyip ekler ”Bu güzel, ama şu anda kimse bunu duymak istemiyor. Bu tarz işleri kabul bile etmiyorlar. ” Hurt, “‘Onlar’ kim? ” Diye sorduğunda “Sektör. Doğru bir şekilde konuştuğumuzda genellikle bizimle anlaşma yapmıyorlar” Nitekim Bakari Kitwana, (23), şirketlerle anlaşmaya çalışan sanatçılara genellikle mesajlarının yeterince “sert çocukvari ” olmadığını, çok elitist sözlere sahip olduğunu şu anda satan şeyin “cesur, sert” olduğunu, sosyal yorumlarla meşgul olmamaları gerektiğinin söylendiğini belgelemiştir. (ayrıca bkz. Krims 2000, 71). Sonuç? Smith’e (1997, 346) göre, ” Günümüz rapçilerinin çoğu, satmak ve satılmak için gettoyu pazarlanabilir kılıyor. ”

Sanatçıların hardcore temalar hakkında rap yapma baskısı belki de en çok gangsta rap’te belirgindir. Def Jam Records’un eski Başkanı Carmen Ashhurst-Watson’ın konuya yönelik şöyle bir demeci var:

Gangsta müziğe geçtiğimiz zaman, büyük şirketlerin [plak şirketlerinin] tüm [bağımsız] plak şirketlerini satın almasıyla aynı zamandı ve ben bunun tesadüf olduğunu sanmıyorum. Plak mağazalarında daha büyük bir yer edindiğimizde ve bu büyük pazarlama kapasitesi nedeniyle daha büyük bir mevcudiyet elde ettiğimizde, müzik giderek daha az bilinçli hale geldi (Ashhurst-Watson, alıntı Hurt 2007).

Rap’in büyük plak şirketleri tarafından giderek daha fazla üretilmesiyle içeriğinin daha sert, daha çiğ hale geldiği son araştırmalarla doğrulanıyor, daha kolay büyük satış rakamlarına ulaşmak için sınırların zorlandığı gözler önüne seriliyor. Rap müzik prodüksiyonunun ve lirik içeriğin boylamsal analizinde Lena (2006, 488) şunu dile getirir: ”

1988’den bu yana “büyük” yatırımcılı şirketler bağımsız plak şirketlerinden çok daha fazla “hardcore” rap şarkısını listeye sokmayı başardı. 1988 ile 1995 arasındaki sekiz yılda, tüm bağımsız şirketlerin toplamından beş buçuk kat daha fazla hardcore rap single’ı yayınladılar” Bu süre zarfında rap müziğin çoğunu büyük plak şirketleri ürettiBu, rap şarkılarının yerel değerleri sahiplenen pozitif duruşu ve şirketlerin müzikal değerlerine düşmanlığın vurgulandığı önceki dönemlerle tam bir tezat oluşturmakta. 

Plak şirketlerinin teşvik ettiği tarz aslında radyo istasyonlarında en çok çalınan rap müziği özetliyor. Hip-hop tarihçisi Kevin Powell;

“Amerika’da gittiğiniz her şehirde”. .. [rap istasyonları] aynı 10-12 şarkıyı defalarca çalıyor. Bir erkek olmanın tek yolunun – Siyah bir erkek veya Latin erkek- sert olmanız, kadınları ikinci sınıf görmeniz gerektiğine inandırtan bir düşünceyi oturtan şarkılar bunlar veya Eşcinselleri. Veya birbirinizi. (Kevin Powell,2007)

Hegemonik erkekliğin bu ayrıcalığı ve kadınların negatif tasviri, albüm satış rakamlarına olan obsesiflikten kaynaklanmaktadır (Rhym 1997). Bu tür müzikler çok satmaya devam ettiği sürece, “plak şirketleri etik ve ahlaki değerleri – şiddet veya cinsiyetçi rap yayınlayabilmek için bir kenara koymaya devam edecekler” (McAdams ve Russell 1991, R22).

Tüketiciler bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Kadın düşmanı temsiller ve “mahalle ağzı”nın daha kolay pazarlanabilmesi (Watkins 2001, 389). Getto’ya, siyah gençlerin müziğine ve  kadınların stereotipik temsillerine talebin bir yansımasıdır. Çünkü, birçoğu Beyaz genç olan rap dinleyicileri, tehlike ve sapkınlığı simgeleyen gettoyu dolaylı olarak bu sayede deneyimleyebiliyorlar (Quinn 2005, 85). Beyaz bir Rap dinleyicisinin iddia ettiği gibi

“Hiç gettoya gitmedim. Üst orta sınıfta, temelde beyaz banliyöde büyüdüm. … Ve [rap müziği] dinlemek bizim için bunu deneyimlemek adına bir yoldur … tamamen farklı bir kültür. Çoğumuzun deneyimleme fırsatı bulamadığı bir şey. … Ve Rap müzikteki şeyler, diğer kültürler hakkında bilgi edinme ve muhtemelen asla deneyimlemeyeceğimiz bir şey hakkında daha fazla bilgi edinmek istememize neden oluyor” (alıntı Hurt 2007). 

Bu tür kültürler arası öğrenme oldukça önyargılı yaratabilir ve problemli sayılabilir. Quinn’in (2005, 91) öne sürdüğü gibi, ”Getto hakkındaki kışkırtıcı pop-kültürel tasvirleriyle, gangsta rap’in birçok beyazın sahip olduğu ırkçı klişeleri güçlendirmeye yardımcı olduğuna kanıksanmış bir düşüncemiz var. ” Hurt, yukarıda alıntılanan Beyaz dinleyiciye müziğin klişeleri güçlendirip güçlendirmediğini sorduğunda, olumlu yanıt aldı. Açık söylemler ve kadın düşmanlığı tasvirleri, rap müziği pazarlanabilir hale getirmiş olsa da, aynı zamanda ”siyah sapkınlığı ve sosyal patoloji hakkındaki popüler inançları yeniden canlandırdı ‘‘ (Watkins 2001, 389).

Rap sözlerinin çıkış noktası bir çok anlamda yerel sosyolojik köklerdir. Rap, diğer tarzlardan farklı olarak, “yerelleştirilmiş bir kültürel ifade biçimidir” (Bennett 1999a, 77; 1999b). Hip hop ve rap, başlangıçta, siyah mahallelerdeki dezavantajlı gençlerin hayat deneyimlerinden gücünü almaktaydı ve “siyah topluluğun ev partilerinde, halka açık parklarda, kamusal apartmanlarda gelişmiştir” (Powell 1991, 245; Rose 1994a) . Müzik endüstrisinin etkisi giderek daha belirgin hale gelse de, bugün bile Rap Amerikan sokaklarındaki yaşamın kültürel bir yansıması olarak pazarlanmaya devam ediyor. Aslında, müzik endüstrisi neyin popüler olduğuna dair “sokak istihbaratı” toplamak için bu mahallelere ajanlar gönderiyor; bu ajanlar, “ajanlıklarını” plak dükkanlarını, kulüpleri ve partileri ziyaret ederek yapıyorlar (Negus 1999, 502). Belirli bir müzik türünün ve özellikle bu türdeki erkek sanatçıların şarkı sözlerinde erkek üstünlüğünü onaylama durumu, hegemonik erkekliğin onaylanması için daha geniş, toplumsal bakışla alakalıdır; ırksal ve sınıfsal geçmişe göre değişiklik gösteren bir bakış açısıyla.

Gelir düzeyi düşük, ötekileştirilmiş Siyah erkekler tarihsel olarak erkekliklerini öne sürerken engellerle karşılaştılar ve erkeklik kavramının oturtulabileceği geleneksel mecralarda, yollarda sesleri duymazdan gelinmeye devam edildi. Skeggs’e (1993) göre Rap müzik tarihsel olarak Siyah erkeklere erkekliklerini öne sürmek için alternatif bir yol sağlayan bir araç olarak sivrildi. Bu yapı, özellikle dezavantajlı mahallelerdeki koşullarla ilişkilendirilebilir. Rap müzikteki içeriğin, şehir içi topluluklardaki gençler arasındaki cinsiyet ilişkilerini en azından bir dereceye kadar yansıttığının düşünülmesi hatalı olmayacaktır. Çeşitli araştırmalar, azınlık mahallelerindeki kadınlar ve erkekler arasındaki dezavantajı ortaya çıkartmakta. Getto ve barrio’ların (hispanik komünitelerin yaşadığı mahallelere verilen bir isim. İspanyolca “Semt”) sert koşulları, sakinlerini saygı kazanmak için alışılmadık yöntemlere başvurduracak kemikleşmiş bir dürtüye sürükler (Liebow 1967; Horowitz 1983; Bourgois 1995). Şiddet, başkalarında saygı uyandırmanın ve meydan okumanın bir yoludur (Kubrin ve Weitzer 2003), ancak erkekler aynı zamanda kadınları ekonomik ve cinsel olarak istismar ettikleri için de takdir edilmektedir.

Kırk yıl önce, Liebow’un (1967, 140-144) düşük gelirli bir Siyah mahallesiyle ilgili etnografik çalışması, erkekler için “kadın sömürebilen” olarak görülmenin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkardı. Son araştırmalar, genç kadınların sömürülmesinin ve yozlaşmasının bugün hala bazı şehir içi topluluklar içinde yeri olduğunu ve toplumsal cinsiyet ilişkilerini şekillendirmeye devam ettiğini göstermektedir (Miller ve White 2003). Anderson’ın (1999) Afro-Amerikan topluluk üzerine yaptığı çalışma, kendine has mahalle kültürünün birkaç boyutunu tanımladı ve buna “ sokağın kodu ” adını verdi. Bu tür mahallelerdeki pek çok genç erkek, sokak kanunu cinsel fetih, herkesle beraber olma ve kadınların manipülasyonuna yüksek bir değer veriyor: Cinsiyetin yerel sosyal statü ve itibarları üzerindeki etkileri nedeniyle, genç erkekler şımartılmaya hazır. birbirleri ile cinsel güç üzerine verdikleri savaşın sansürsüz hikayeleri. … Ödül kazananındır ve seks, sevginin değil, başka bir insan üzerindeki kontrolün bir kanıtı olarak gerçek ödüldür. Bu Cinsel fetihlerin amacı genç kadınları aptal yerine koymaktır.

… [Erkek], bir kızın kendisini “yönetmesine” izin verdiği için [akranlarından] zorbalık görür veya onu “hizada” tuttuğu için takdir görür. … Çoğu durumda, genç adam genç kadını ne kadar çok yönetiyor gibi görünürse, akran grubu içindeki saygısı o kadar yükselir. (Anderson 1999, 150, 153, 154) Benzer bir erkek sokak kültürü, New York’taki bir Porto Riko Mahallesinde etnografik bir çalışmayla belgelenmiştir (Bourgois 1995, 1996). Araştırmada; sosyoekonomik açıdan dezavantajlı koşullarda yeşermiş olan bu sokak kültürü, yüksek düzeyde bir erkek vahşeti, “ cinsel olarak çok partnerli imajın kutlanması ” şeklinde ile karakterize edilir. Aynı zamanda topluluğun kadına yönelik şiddeti nasıl gerekçelendirdiğini gözler önüne serer (Bourgois 1995, 276-295).

Mahalle kavramı, endüstri veya daha büyük kültürel güçlerin, liriklerdeki bu durum veya imgelerin arkasındaki gizli güç olduğunu iddia etmiyoruz, bunun yerine bu güçlerin Rap’te yer alan mesajların neden bu denli sivri olduğunun anlaşılması adına bilinmesi ve çalışılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle çalışmamız, cinsiyet rollerinin ve kimliklerinin yeniden üretildiği çoklu bağlamların önemini kabul eden toplumsal cinsiyet ilişkileri üzerine görülmelidir. (Connell ve Messerschmidt 2005).

 

Araştırma Yöntemleri 

Bu çalışma, bu konuyla ilgili daha önceki araştırmalarda incelenmemiş bir zaman dilimine odaklanmaktadır. 1992’den 2000’e kadar platin statüsüne ulaşan (en az 1 milyon kopya satan) tüm rap albümlerini tespit ettikten sonra sadece platin albümleri dahil ederek, “kitlelere ulaşmayı başaran” rap şarkılarını doğru şekilde filtrelemeyi başardık. Filtreyi hazırlamak için, Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği’nden (RIAA) 1992-2000 yılları arasında platin plak alan tüm albümlerin bir listesini temin ettik. Dağıtım kanallarına gönderilen müziğin miktarını ve kazancını derleyen, analiz eden ve raporlayan RIAA, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Rap Music trendlerinde kapsamlı piyasa verileri için birincil kaynak olarak kabul edilir.

Listeyi temin ettikten sonra, “rap” albümlerini ayrıştırmak için ARTISTdirect (http://www.artistdirect.com) Web sitesini kullandık. ARTISTdirect, diğer özelliklerinin yanı sıra sanatçılar / gruplar hakkında ayrıntılı bilgi sağlayan kapsamlı bir çevrimiçi kaynak ağıdır. Her bir sanatçının / grubu sınıflandırdık. Analizimiz 1992’de başlıyor çünkü gangsta rap bu zamanlarda gelişmeye başladı (Kelley 1996, 147; Smith 1997, 346; Krims 2000, 83; Watkins 2001, 389; Keyes 2002, 104; Kitwana 2002, 14).Bu başlangıç noktasına olan ilgimiz, kadın düşmanlığı ve ilgili temaların (yani şiddet) Gangsta Rapte, Raapte olduğundan daha yaygın olarak görülmesi gerçeğiyle ilgilidir. Yine de bu temalar Gangsta Rap’e özel değil, bu yüzden sadece gangsta albümleri yerine rap albümlerini dahil etme yoluna gittik. Krims’in (2000, 87) belirttiği gibi, rap albümleri tipik olarak etkileşimli alt janralara sahiptir ve bu nedenle kadın düşmanı sözler içeren diğer janralara ait şarkılar, sadece gangsta rap albümlerini inceleseydik dışarıda kalacaktı.

Analiz edeceğimiz aralık 2000 yılında sona erdi çünkü o yıl endüstrinin ticarileşmesinde ve “mahalle anlatısından” daha fazla kopmasına dair bir dönüm noktası olarak kabul görmekte. (Kitwana 1994, 23; Krims 2000, 71; Watkins 2001, 382). Dolayısıyla zaman aralığımız, rap müziğin sokaktaki taban değerlerini ve yerel kültürel kökleri daha yakından yansıttığı ve bugünden biraz daha az ticarileştiği bir dönemi hedefliyor, ancak seçtiğimiz dönem boyunca plak şirketlerinin çıkarları da ön plandaydı. 130 albüm, toplam 1.922 şarkı.

SPSS (istatistiksel analiz programı) kullanılarak 403 şarkıdan oluşan basit bir örnekleme oluşturuldu ve analiz edildi. Her şarkının tamamı iki kez dinlenilirken aynı anda sözler de okundu. Sözler The Original Hip-Hop / Rap Lyrics Archive’den (http://www.ohhla.com/ all.html) alındı. Her satır, kadın düşmanı temaları tanımlamak için ayrıştırıldı. Kadın düşmanlığı, kadınların nesneleştirilmesini, sömürülmesini veya mağdur edilmesini teşvik eden, hoş gören veya yücelten şarkı sözlerini ifade etmektedir. Belirli bir kelime veya cümlenin anlamıyla ilgili belirsizlik durumlarında, kapsamlı bir çevrimiçi rap terimleri sözlüğü olan The Rap Dictionary’ye (http://www.rapdict.org) başvurduk. Ayrıştırma sırasında, şarkı sözlerinin ifade edildiği bağlama dikkat edildi.

Zira Anlamlandırma, siyah atasözü geleneğinde ve diğer iletişimsel durumlar göz önüne alındığında, rap için özellikle önemlidir. (Smitherman 1997, 4). Anlamlandırma, bir çeşit Atasözü ile kelime oyununu birleştiren (ayrıca bkz. Keyes 2002; Lee 2005, 83) argo bir konuşma biçimidir (afro amerikan kültüründe kelimelerin “anlam” boşluğundan yararlanılan Türkçe’deki mecaz’ın bir türevi). Anlamlandırma ile kelimelerin geleneksel kullanımlarının ötesinde alternatif anlamları vardır ve kelimenin tam anlamıyla anlaşılmaları gerekmez. Analizimizde şarkı sözlerini daha geniş bağlamlar içinde yorumlamaya özen gösterdik. Son olarak, bağımsız bir araştırmacı grubu, sistemin güvenilirliğini değerlendirmek için rastgele bir alt grubu (örnek şarkıların %16’sı) analiz etti. Şarkıların %73.4’ünde oldukça güçlü bir Kadın düşmanlığı oluşu, üzücü bir fikir birliğine işaret ediyor. Erkekler ve Erkeklik

Bulgular 

403 şarkının %22’sinde kadın düşmanlığı mevcuttur (90 şarkı, 31 rapçi tarafından).Bu, rap müzikte kadın düşmanlığının bazı eleştirmenlerin inandığından çok daha az yaygın olduğunu göstermekte, ancak kesinlikle hafife alınacak bir oran değil. Kadın rapçiler, 90 adet kadın düşmanı şarkıdan yalnızca 5inde ve kadın düşmanlığı mesajları içermeyen ek 8 şarkıyla listede varlar (kalan 313 şarkıdan). Kadın sanatçıların azlığı, Rap’in bu dönemde özellikle platin seviyesinde ne denli bir erkek egemenliğinin hâkim olduğunu göstermektedir (George 1998; Troka 2002, 82). Ana örneğimizde yer alan mesajlarla karşılaştırmak amacıyla kadın sanatçıların sekiz şarkısının ayrı bir analizini çalışmamıza ediyoruz.

Kadın düşmanı mesajlar rap’te sanıldığından daha az görünse de, önemli olan sadece bir sıklık meselesi değildir. Mesajların niteliği ve yoğunluğu da önemlidir. İçerik analizimiz, Tablo 1’de gösterildiği gibi, sık sık ortaya çıkan beş kadın düşmanı tema tespit etti: (a) kadınların aşağılayıcı isimlendirilmesi ve utandırılması, (b) kadınların nesneleştirilmesi, (c) kadına güvensizlik / küçümseme, (d) kadınlara karşı şiddetin meşrulaştırılması ve (e) fuhuş ve pezevenkliği yüceltmek. Çalışmamız; Her bir durumun sıklığını, şarkı sözlerindeki önemli mesajları ve alt temaları ve şarkı sözlerinin dezavantajlı topluluklarda toplumsal cinsiyet ile olan ilişkisini, plak endüstrisinin isteklerini ve mahalle hayatını nasıl yansıttığını tanımlar.

Utandırma 

Bir dizi rap şarkısı, kadınlara yönelik tam teşekküllü bir “statüsel aşağılama” olarak tanımlanabilir. Bu şarkılarda aşağılayıcı laflarla utanması gerektiği iddia edilenler, belirli bir kişiden ziyade genel olarak kadınlardır. Bu durum kadın düşmanı şarkıların yarısında (%49) mevcuttur. Analizimiz, Aşağılama örneklerini tasnifledi, ancak daha önce bahsettiğimiz gibi, tüm geleneksel ”olumsuz” etiketleri otomatik olarak aşağılayıcı olarak varsaymadık. Örneğin rap kültüründe, “kaltak” ve “ho” terimlerinin liriklerin bağlamında her defasında aşağılayıcı olarak kullanıldığının varsayılması hatalıdır (Kitwana 1994, 25; Keyes 2002). Ice Cube, “sağlıklı bir fahişe”dan bahseder veya Too $hort, “en iyi sürtüklerine” ve “birinci sınıf bir fahişeye” atıfta bulunuyor. Bazı dinleyicilerin bu tür terimleri her kullanımda rahatsız edici bulduklarını kabul etsek de, yalnızca aşağılama kategorimizde açık bir şekilde aşağılayıcı sözleri dahil ettik. Örneğin, Eminem’in Kill You şarkısı “aşağılık, zehirli orospular” dan bahsediyor. – Misal En sevilen rap terimi, bir kadını oral seks yaparken sallanan bir kafayla özdeşleştiren ” tavuk kafalı ” dır.

Tablo 1. Cinsiyetçi Temalar

Utandırma %49
Nesneleştirme %67
Kadına güvensizlik / Küçümseme %47
Kadınlara karşı şiddetin meşrulaştırılması %18
Fuhuş ve pezevenkliği yüceltmek %20

not: Daha büyük rap şarkıları örneğinde değil, kadın düşmanı olarak tanımlanan şarkıların içerisindeki sıklığıdır (şarkıların %22’si kadın düşmanı olarak kategorize edildi)

Kadını İkinci sınıf görme, bazı şarkıların tek temasıydı. Genellikle bu tarz laflar genelleştirilirken, diğer şarkı sözleri, kadınların erkeklerle işbirliği yapmaması gibi belirli aşağılama gerekçelerini ortaya koyuyor:

We couldn’t get no play from the ladies (Bayanlardan ilgi falan göremiyorduk)

With seven niggas in a Nav [Navigator] is you crazy?…(Bir Navigator- Lincoln marka SUV tipi araç- içindeki yedi zenciyle, delirdin mi?)

So we all said ‘‘fuck you bitch’’ and kept rolling (Biz de “siktir git sürtük” dedik ve yola devam ettik)

(Snoop Dogg, DP Gangsta). 

Rapçilerin kadın akrabaları bile bu tür hakaretlerden muaf değil. Eminem, “tüm sürtükler fahişedir, benim pis annem bile” diyor (Under the Influence şarkısı). Eminem’in akrabaları da dahil olmak üzere tüm kadınlara karşı dizginsiz düşmanlığı biraz aşırı ama bu müzik türünde benzersiz değil. Bu utandırma sürecinin diğer tarafı, kadınlara kötü davranan erkekleri öven şarkı sözleridir. Bu şarkı sözlerinde, erkeklerin kadınları sözlü, fiziksel ve duygusal olarak olarak taciz etmesi bir onur nişanıdır ve erkekler, finansal ve cinsel açıdan “oyuncu”, “ pezevenk ” ve kadın istismarcıları gibi davrandıklarında diğer erkeklerden saygı görürler. Bu tema, Anderson ve diğerleri tarafından açıklanan mahalle sokak kodunu yakından yansıtan veriler boyunca görülmektedir. Kadınlar için aşağılayıcı etiketlerin çeşitliliği, ne rap ne de hiphop kültüründe erkekler için bu çoğunlukta değildir. Rapçiler diğer erkekleri aşağılarken, hegemonik erkekliğin bir parçası olan orospu veya pussy gibi dişileştirilmiş terimleri kullanma eğilimindedirler. Bu şarkı sözlerinin, kadınları “Öteki” ve doğası gereği erkeklerden farklı olarak tasvir ederek etiketlediğini belirtmek önemlidir. Etiketlerin çoğu kadınların anatomisine veya cinselliğine atıfta bulunur ve “biyoloji kaderdir” şeklindeki asırlık düşünceyi cesaretlendirir. Bazı rapçiler, kadınların sözlü tacizinin müzik endüstrisi tarafından teşvik edildiğini ve ödüllendirildiğini dile getiriyor:

Benim gibi rapçiler her zaman kadınlara saygısızlık ediyor, bir çok insan nedenini merak ediyor benim gibi. Ama kulaklarımı kapatıyorum ve eğlenmeye devam ediyorum, çünkü bir orospu hakkında kötü konuştuğumda çok iyi ödüyorlar. Ve bunun parasını sağlayan da sensin, bu yüzden zengin olduğuma kızma. (Too $hort, Thangs Change).

Bir röportajda, Two Live Crew’den Brother Marquis şöyle diyor: ”[Kadınları] bana biraz para kazandırmaya teşvik ediyorum. … Ayrıca zaten bunu yapmama izin veriyorlar. Sana vücudunu sattıran pezevenkler var. Sadece biraz senin bu durumun hakkında atıp tutmama izin ver … ve bana biraz para kazandır ” (Collins 2000, 143-144’ten alıntılanmıştır). Bu mantıkla, kadınlar zaten pezevenkler tarafından sömürüldüğü için, onları aşağılamaya maruz bırakmanın bir sakıncası yoktur. Daha büyük olansa, rap endüstrisi normlarının, diğer müzik türlerinden daha sık kadınları aşağılamaya teşvik etmesidir (Kitwana 1994, 23; Smith 1997, 346; Krims 2000, 71)

 

Nesneleştirme

Kadınların nesneleştirilmesi, kadın düşmanı şarkılarımızın %67’sinde belirgindi. Cinsel nesneleştirme, kadınların sadece seks için var olduğu fikrini ifade eder. Bu sözler, erkeklerin bağlanmaktan, evlenmekten ve çocuklarla ilgilenmekten kaçındığı sokak kanununun öğütlerinin bir karşılığı; bunun yerine, kadınlar cinsel olarak kullanılacak ve daha sonra buruşturulup atılacaktır (Liebow 1967; Bourgois 1995; Anderson 1999; Miller ve White 2003). NWA bu temayı ”Findum, Fuckum ve Flee ” adlı bir şarkıda kullanıyor. Puff Daddy başka bir örnek: ”Eğer emiyorsan bana Sean diye hitap et, boşaldığımda “kaçtım” varsay. Bizim hikayemizin sonu, çeneni kapat, arkadaşını sikmem için ayağıma getir ” (Sean ” Puffy ” Combs, Notorious BIG). Aşağıdaki şarkıları da düşünün:

 

Bitches ain’t shit but hoes and tricks (Sürtükler kaltak ve dolandırıcıdan başka bir şey değil) 

Lick on these nuts and suck the dick  (Taşakları yala ve siki em) 

Get’s the fuck out after you’re done (İşin bittikten sonra da siktir git) 

And I hops in my ride to make a quick run. (Ben de arabama atlayıp çabukça turlarım.)

(Dr. Dre, Bitches Ain’t Shit)

 

I’m only out to fuck a bitch, fuck tryin’ to charm her.  (Sadece bir kaltağı düzmek için dışarıdayım, sikmişim onu etkilemeyi) 

I treat a fine ass bitch like dirt (Davranırım güzelim bir hatuna aynı pislik gibi)

No money in her purse, a fuck is all it’s worth. (Cüzdanında beş kuruşu yok, tek değeri bir seks kadar) 

‘Cause Short Dawg’ll never cater to you hoes (Çünkü Short Dawg asla siz kaltakların ihtiyaclarını karşılamaz) 

And if you ain’t fuckin,’ I say ‘‘later’’ to you hoes. (Ve eğer  düzüşmüyorsanız, size “görüşürüz” derim kaltaklar.)

(Too $hort, Coming up $hort).

Bu yapı içerisinde çok sayıda cinsel partnere sahip olmaya ve hatta onları paylaşmaya yüksek değer verilir, bu da kadınların nesneleştirilmesinin başka bir yolu:

I meet a bitch, fuck a bitch (Ben tanışırım bir sürtükle, sikerim o sürtüğü)

Next thing you know you fuckin’ the bitch  (Sonra bir bakmışsın sen de sikiyorsun sürtüğü) 

(Notorious B.I.G., Friend of Mine).

Anderson (1999), erkekliklerini onaylamanın bir yolu olarak, dezavantajlı mahallelerdeki genç erkekler üzerinde kadınlarla uçucu, gündelik seks yapmaları için oluşan akran baskısını tartışmaktadır. Bu norm, şarkı sözlerinde kutsanmaktadır: 

I had niggas making bets like, did he fuck her yet? (Henüz sikti mi onu diye bahse tutuşan zencilerim vardı)

Ask her did he touch her bra, when I say nah they say ahh (Sütyenine dokundu mu diye sorarlardı, hayır diyince vahlarlardı)

So tomorrow I use that pressure to undress her (O zaman yarın baskı kurarak onun soyunmasını sağlayacağım)

But the more I caress her, more I feel like a molester.(Fakat onu okşadığım her vakit daha da  istismarcı gibi hissedeceğim)

(Mase, I Need to Be)

 

Bu akran baskısının sonucu cinsel saldırganlık oluyor. Bazı rapçiler, güçlü ve bağımsız kadınları aşağılayarak kadınları “ait oldukları yere” koyma niyetinde olduklarını açıkça belirtiyorlar. Redman, “ Bağımsız bir kadını tekrar mahalle hatununa dönüştürüyorum ” (Keep On’99) ve Notorious BIG, “ Eğitimli olanları seviyorum, böylece gözlüklerini patlatabilirim ” (Big Booty Hoes). Bu tema içerisindeki bazı sözler, kadınların artan özerkliğine, eğitimine ve bağımsızlığına karşı direnç olarak görülebilir. Daha önce belirtildiği gibi, kadınların özgürleşmesine ve geleneksel erkekliğin yeniden savunulması diğer popüler müzik türlerinde de bulunabilir. Kadınların nesneleştirilmesinin erkeklerin güçlü hissetmesi konusunda bir yan etkisi vardır. Kadın düşmanı şarkıların %58’inde cinsel kabadayılık ve abartılı cinsellik mevcuttur. ” oyuncular ” için kadınlarla seks yapmanın ne kadar kolay olduğu hakkında şöyle söyleyen şarkı sözleri görebiliriz : ” Ben bir kaltakla takılırken tanık olun, aslında ne kadar kolay olduğunu görün ” (2Pac, All ‘Bout U). Erkekler, bağlılık olmaksızın çok sayıda cinsel ilişki ile diğer erkeklerden saygı görürler. – Şehir içi topluluklardaki sokak kuralları ile müzik temaları arasında çarpıcı bir bağ bulunmakta, Tıpkı genç erkeklerin pek çok kadınla rastgele seks yaptıkları düşünüldüğünde akranlarından saygı kazandıkları gibi (Liebow 1967; Bourgois 1995, 1996; Anderson 1999; Miller ve White 2003), rapçiler de benzer şekilde cinsel istismarlarıyla övünür ve ödüllendirilir. Buna iyi bir örnek, tam olarak bu temalara sahip şarkılarla Grammy Ödülleri’ne sık sık aday gösterilen rapçi 50 Cent’dir (örneğin, Candy Shop ve Magic Stick).

Say dog, what kinda nigga be on top of the world? (Söylesene dostum, hangi çeşit bir zenci olur en tepesinde dünyanın?) 

Million dollar status got me on top of ya girl (Milyon dolarlık statü üzerine çıkardı beni senin bayanının)

(Hot Boys, Fired Up)

Erkekler ayrıca cinsel olarak diğer erkeklerden üstün olduklarını gösterdikçe ödüllendirilirler.

Get freaky, and do it wild (Azgınlaş ve vahşice yap-) 

On the floor, doggy style(- zeminde, köpekleme stiliyle)

While your bitch be crying ‘‘please don’t stop’’. … (Hatunun ağlarken “nolur diye”)

I fuck her like I know you won’t. ( Senin onu sikemeyeceğini biliyormuş gibi sikerim onu)

If that’s your bitch, homeboy you’d better keep her (Eğer o senin hatununsa, ahbap ona sahip çıksan iyi olur.)

‘Cause she won’t stay off my beeper. ( Çünkü durmayacak o benim telefon çağrılarımdan uzakta.)

You can’t fuck her and I appreciate it (Onu düzemiyorsun ve bunu takdir ediyorum)

Benden Nefret ettiğini bilsem bile. (Too Short, Step Daddy)

Son olarak, nesneleştirme toplu seksle de ifade edilmekte. Bu şarkılarda, birçok erkek rızası olsun ya da olmasın bir kadınla seks yapıyor ve kadın kişiliksizleştiriliyor. Bazıları şarkılar, reşit olmayan kızlarla toplu seks iması içeren sözler içerirken, diğerleri sarhoş kadınlardan faydalanmak üzerine sözler barındırıyor

All on the grass [marijuana], every bitch passed [out ( Hepsi otun etkisinde, tüm sürtükler bayıldı)

A first not last, when we all hit the ass. (Götlere vurma sırası geldiğinde sonuncu değil birinciyim)

Doin’ tricks jacked up like a six ( Bir polis gibi heyecanlı şekilde türlü kurnazlıklar peşinde)

One pussy, and thirteen dicks.  (13 sik, bir amcık içinde.)

(Westside Connection, The Gangsta, the Killa, and the Dope Deala)

 

Kisha got did right yeah   (Kisha bir güzelce düzüldü aynen öyle) 

Fucked the whole Cash Money clique all in one night yeah. (Tüm Cash Money tayfasını sikti bir gecede.)

(Lil ‘Wayne, Kisha)

 

Bazı dezavantajlı azınlık mahallelerinde bu türden toplu seks olaylarının gerçekleştiğine dair kanıtlar var. Örneğin kuzey St. Louis’deki Siyah gençlerle ilgili bir çalışma, görüşülen gençlerin% 40’ının bu tür davranışlarda bulunduklarını kabul ettiğini ve bu da akranları arasında statü kazanmalarına yardımcı olduğunu bildirdi (Miller ve White 2003, 1219). Kadınların nesneleştirilmesi ve bu şarkı sözlerinde tasvir edilen Siyah erkeklerin aşırı cinselliği, Siyah cinselliği hakkındaki daha büyük stereotiplerle – sömürgeciliğe ve köleliğe dayanan ve bugün hala oldukça dikkat çekici olan stereotiplerle bağlantılı olabilir (Skeggs 1993). ve Rapçiler bu klişeleri müziklerinde kullanarak Rap müzik aracılığı ile döngüyü devam ettirmektedir.

 

İlk bölümün sonu. Çeviri boyunca sağladığı desteklerden dolayı Batu Kaan Dilaver A.K.A BKD’ye teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

paylaştıkça güzel